Yeni kurumsal eğitim trendleri

Yeni kurumsal eğitim trendleri

Eğitim ve özellikle kurumsal eğitim eskisinden çok farklı bir şekil aldı. Son yıllardaki gelişmeler eğitimin teknolojiyi her zamankinden daha fazla kucakladığını gösteriyor. Özellikle pandemi döneminde online sistemlerle eğitim almaya ve vermeye alıştık. Akıllı telefonlar ve cihazlar aracılığıyla herkesin birbirine bağlanmasıyla, hayatımızın çeşitli yönleri artık her zamankinden daha entegre hale geldi.

Geofencing, eğitim ve geliştirmede ortaya çıkan en yeni trendlerden biri. Akıllı telefonunuzu veya başka bir cihazı kullanarak, coğrafi sınırlama, tam da ihtiyacınız olduğunda işle ilgili eğitim ve gelişim fırsatları sunabiliyor. Bu teknoloji coğrafi sınırlandırmalara dayalı olarak bildirimler almanıza destek olur. Bir mağazaya girdiğinizde gelen akıllı mesajların anında sizi kampanyalar konusunda uyarması gibi, gelecekteki kurumsal eğitim girişimleri de mikro öğrenimin öncülük ettiği daha bütünsel veğitim fırsatlarını hakkında bizi bilgilendirebilir.

Diğer bir trend ise kişiselleştirilmiş eğitimdir. Kurumsal eğitim trendlerinin en büyük geleceği, çalışanlara kendi öğrenimlerine nasıl yaklaşacakları konusunda daha fazla seçenek sağlayan daha bireyselleştirilmiş bir eğitim yaklaşımıdır. Çalışanlara aralarından seçim yapabilecekleri bir eğitim menüsü sunan iyi bir öğrenme sistemi bu yaklaşımın olmazsa olmazıdır.

Çalışanların kurumsal eğitim ihtiyaçlarına uyum sağlayan yine kişişelleştirilmiş akıllı içerik dağıtımı da eğitimi kişiselleştirmenin bir yolu olarak ortaya çıkıyor.

Bu tür bir yöntem oyunlaştırma gibi kişiye uyarlanabilir içerik sunumuyla eğitimi ilginç ve güncel tutmak için öğrenci davranışını tahmin eder.

Kişisel gelişim alanı olarak isimlendirdiğimiz soft skill eğitimler ise yine geçerliğini koruyacak gibi görünüyor. Uluslararası Stanford Araştırma Enstitüsü ve Carnegie Mellon Vakfı, uzun vadeli iş başarısının %75’inin soft skill programlara %25’inin ise teknik becerilere bağlı olduğunu ortaya koymuştur. Yine LinkedIn’den yapılan diğer araştırmalar, CEO’lar arasında bir numaralı eğitim önceliği olarak soft skill becerileri işaret ediyor.

Tüm bunların içinde sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamaları kurumsal eğitimin geleceğinde parlayan yıldız olarak görülebilir. Örneğin pilot eğitimi ve diğer simülatörler gibi uzun süredir eğitimin temelini oluşturan sanal gerçeklik uygulamaları, artık bir beceriyi gerçekten uygulanması gerekmeden önce deneyimlemenin uygun bir yolu olarak daha fazla alana yayılıyor. Artırılmış gerçeklik, müşteri hizmetlerinden sağlık hizmetlerine ve ötesine kadar pek çok faydalar sunuyor.

Örneğin siz bir beyin cerrahının ilk hastası olmak ister miydiniz? Muhtemelen cevabınız hayır olacaktır. Arttırılmış gerçeklik çalışanların önemli becerileri minimum riskle test etmelerine olanak tanır.

Diğer bir gelişme alanı da sanal mentorluk programlarıdır. Bu programlar zaman ve mekan bağımsız olarak deneyimsiz çalışanların başarı şanslarını artırmaları için yardımcı olabilir.

Son olarak mikro öğrenmeden söz edebiliriz. Mikro öğrenme, çalışanlara, bir göreve veya projeye hemen uygulanabilecek, kolayca sindirilebilen bilgi veya talimat sağlayarak kurumsal eğitimin geleceğinde büyük bir rol oynamaya devam edecektir.

Eğitim yöntemleri nasıl gelişirse gelişsin temelinde iletişim ve insan faktörü olacağı kesin. Yapay zeka bilgi ve verileri ne kadar yorumlayabilse de gerçek deneyimi eğitsel olarak tasarlayacak eğitim uzmanlarına ve öğreticicilere her zaman ihtiyaç olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir