1 dakikalık kaygı duruşu

Birinci şekil

Yeni yılın ilk günlerinden hepinize merhaba.

Özellikle yılbaşı gecesi ve Ocak ayı pek çok kişinin geçmiş yılı değerlendirdiği ve kendine yeni hedefler koyduğu zamanlardır. Geçen yıldaki sevinç ve hüzünlerimizi, başarı ve başarısızlıklarımızı düşünür yeni yıla umutla bakmaya çalışırız. Diğer taraftan yeni yılla ilgili kaygılarımız da olabilir.

2015’in Kasım ayında Türkiye-Yunanistan arasında yapılan milli maçta, Paris terör saldırısında ölenler için yapılan saygı duruşu bazı taraftarlarca ıslıklarla protesto edildi. Yuhalandı. Bu olay küçük bir provakatif kesimin davranışı olarak nitelenebilecek bir durum olsa da, en büyük değerlerinden biri hoşgörü olan milletimize pek yakışmayan bir an yaşamış olduk.

Toplumumuzda hoşgörü düzeyi maalesef günden güne azalıyor ve bu durum kişiler arası ilişkilere de yansıyor. Basit bir saygı duruşunun bir protestoya dönüşmesi sağduyulu biri olarak beni kaygılandırıyor.

Bu olayın üzerinde düşünürken toplum olarak neden böyle bir psikolojide olduğumuzu değerlendirdim. Bu düşünce beni sorgulamaya ve araştırmaya itti. Acaba Türk toplumu olarak nelerden kaygı duyuyoruz?

Araştırmam beni Global Türkiye Toplum ve Ekonomi Çalışmaları Merkezi’nin 2015 yılında yaptığı bir ankete ulaştırdı. Anketin adı “Toplumsal Eğilimler Anketi”. 26 ilde 2209 katılımcı ile gerçekleşen anket çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor.

Anket kapsamında katılımcılara farklı konulardaki kaygı düzeyleri ve düşünceleri sorulmuş. Ankete katılanların farklı toplumsal ve ekonomik konulara ilişkin kaygıları 0 ile 10 arasında değişen kaygı ölçeği üzerinden ölçülmüş.

Gelelim anket sonuçlarına:

  • Katılımcılar, toplam 21 farklı başlıkta ele alınan konular içerisinde 10 üzerinden ortalama 8,4’lük değerle en çok uyuşturucudan kaygı duyduklarını dile getirmişler.
  • Uyuşturucuyu ortalama 8,1 ile terör eylemleri ve 8,0 ile PKK takip ediyor.
  • Dördüncü sırada ise ortalama 7,9’luk aynı değerle yolsuzluk, IŞİD, işsizliğin artması ve kadına yönelik şiddet yer alıyor.
  • Katılımcıların yaklaşık %60’ı Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini destekliyor.
  • Ankete katılanların %54’ü IŞİD tarafından gerçekleştirilecek bir eylemden endişeli olduğunu düşünüyor.
  • Çözüm süreci “Terör sorununu bitirecektir.” ifadesine inanmayanların oranı %73’tür.
  • Kurumlara güven düzeyi incelendiğinde Jandarma %83,3’lük oranla en güvenilir kurum iken bunu %81,8 ile Ordu, %67,9 ile Polis, %55,4 ile Cumhurbaşkanı, %53,5 ile TBMM, %52,9 ile Hükümet, %45,9 ile Yargı ve %27,8 ile Medya izlemektedir.
  • Katılımcıların %78,1’i son zamanlarda suç oranlarının arttığını %66,3’ü Türkiye’de son zamanlarda yolsuzluğun arttığını düşünmektedir.
  • %55,7’lik bir kesim yolsuzlukla mücadele edilmediği yönünde görüş beyan etmiştir.
  • %61’lik bir kesim “Türkiye’de yargı bağımsızdır.” şeklindeki ifadeye katılmamaktadır.
  • Katılımcıların sadece %54,5’i Türkiye’nin siyasi açıdan istikrarlı olduğunu düşünmektedir.
  • Katılımcıların %54,4’ünün düzenli ödenmesi gereken borcu olduğunu ve %50,8’i geçinemediğini ya da kıt kanaat geçindiğini ifade etmektedir.
  • Katılımcıların yaklaşık %53’ü “Türkiye’de basın özgürdür” ifadesine katılmamaktadır.
  • İş kazalarını önlemek için yeterli tedbir alınmadığı düşünenler %77,6 oranındadır.
  • Katılımcıların yaklaşık %70’i Türkiye’nin güvenli bir ülke olduğunu ifade ederken her iki katılımcıdan birisi Türkiye’de özgürlüklerin arttığına katılmamaktadır.

Ne dersiniz sizin de kaygılarınız benzer mi?

Endişesiz ve mutlu bir yıl geçirmeniz dileğiyle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish